Giriş yap
Giriş yap
Giriş yap
Dil Seçin
English
العربية
বাংলা
فارسی
Français
Indonesia
Italiano
Dutch
Português
русский
Shqip
ภาษาไทย
Türkçe
اردو
简体中文
Melayu
Español
Kiswahili
Tiếng Việt
Meal
44:44
طعام الاثيم ٤٤
طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ ٤٤
طَعَامُ
ٱلۡأَثِيمِ
٤٤
Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:45
كالمهل يغلي في البطون ٤٥
كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ ٤٥
كَٱلۡمُهۡلِ
يَغۡلِي
فِي
ٱلۡبُطُونِ
٤٥
Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:46
كغلي الحميم ٤٦
كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ ٤٦
كَغَلۡيِ
ٱلۡحَمِيمِ
٤٦
Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:47
خذوه فاعتلوه الى سواء الجحيم ٤٧
خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ ٤٧
خُذُوهُ
فَٱعۡتِلُوهُ
إِلَىٰ
سَوَآءِ
ٱلۡجَحِيمِ
٤٧
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:48
ثم صبوا فوق راسه من عذاب الحميم ٤٨
ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ ٤٨
ثُمَّ
صُبُّواْ
فَوۡقَ
رَأۡسِهِۦ
مِنۡ
عَذَابِ
ٱلۡحَمِيمِ
٤٨
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:49
ذق انك انت العزيز الكريم ٤٩
ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ ٤٩
ذُقۡ
إِنَّكَ
أَنتَ
ٱلۡعَزِيزُ
ٱلۡكَرِيمُ
٤٩
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:50
ان هاذا ما كنتم به تمترون ٥٠
إِنَّ هَـٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ ٥٠
إِنَّ
هَٰذَا
مَا
كُنتُم
بِهِۦ
تَمۡتَرُونَ
٥٠
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:51
ان المتقين في مقام امين ٥١
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍۢ ٥١
إِنَّ
ٱلۡمُتَّقِينَ
فِي
مَقَامٍ
أَمِينٖ
٥١
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:52
في جنات وعيون ٥٢
فِى جَنَّـٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ ٥٢
فِي
جَنَّٰتٖ
وَعُيُونٖ
٥٢
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:53
يلبسون من سندس واستبرق متقابلين ٥٣
يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍۢ وَإِسْتَبْرَقٍۢ مُّتَقَـٰبِلِينَ ٥٣
يَلۡبَسُونَ
مِن
سُندُسٖ
وَإِسۡتَبۡرَقٖ
مُّتَقَٰبِلِينَ
٥٣
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:54
كذالك وزوجناهم بحور عين ٥٤
كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍۢ ٥٤
كَذَٰلِكَ
وَزَوَّجۡنَٰهُم
بِحُورٍ
عِينٖ
٥٤
Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:55
يدعون فيها بكل فاكهة امنين ٥٥
يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ ٥٥
يَدۡعُونَ
فِيهَا
بِكُلِّ
فَٰكِهَةٍ
ءَامِنِينَ
٥٥
Orada, güven içinde olarak her yemişi isteyebilirler.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:56
لا يذوقون فيها الموت الا الموتة الاولى ووقاهم عذاب الجحيم ٥٦
لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ ٥٦
لَا
يَذُوقُونَ
فِيهَا
ٱلۡمَوۡتَ
إِلَّا
ٱلۡمَوۡتَةَ
ٱلۡأُولَىٰۖ
وَوَقَىٰهُمۡ
عَذَابَ
ٱلۡجَحِيمِ
٥٦
Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:57
فضلا من ربك ذالك هو الفوز العظيم ٥٧
فَضْلًۭا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ٥٧
فَضۡلٗا
مِّن
رَّبِّكَۚ
ذَٰلِكَ
هُوَ
ٱلۡفَوۡزُ
ٱلۡعَظِيمُ
٥٧
Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:58
فانما يسرناه بلسانك لعلهم يتذكرون ٥٨
فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ ٥٨
فَإِنَّمَا
يَسَّرۡنَٰهُ
بِلِسَانِكَ
لَعَلَّهُمۡ
يَتَذَكَّرُونَ
٥٨
Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:59
فارتقب انهم مرتقبون ٥٩
فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ ٥٩
فَٱرۡتَقِبۡ
إِنَّهُم
مُّرۡتَقِبُونَ
٥٩
Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar
44:44
طعام الاثيم ٤٤
طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ ٤٤
طَعَامُ
ٱلۡأَثِيمِ
٤٤
Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Tefsirler
Dersler
Yansımalar